TEKSTİL VE HAZIR GİYİM SEKTÖRÜNE AİT VERİLERİN GÜMRÜK BİRLİĞİNİN ÖNCESİ VE SONRASI AÇISINDAN İNCELENMESİ
Bahadır NECAT
Şube Müdürü
İthalat Genel Müdürlüğü
Bu çalışmada, Türkiye’de imalat sanayiinde ve ihracatta önemli payı bulunan tekstil ve hazır giyim üretim dalında yer alan firmalardan uzun dönemde toplanmış ve yayımlanmış istatistiklerin kullanılmasıyla tekstil ve hazır giyim sanayiinin 1989-1998 yılları arasındaki gelişimi ve performansı 01.
01.1996’dan itibaren uygulanmaya başlanan gümrük birliği ayrımında incelenmektedir.Bu amaçla, çalışmada yer alan değişkenler;
Bu değişkenlerin tamamı sırasıyla inceleme esnasında kısaca tanıtılmakta ve elde ediliş yöntemlerine bağlı olarak zayıf noktaları tartışılmaktadır.
İncelemede kullanılan yöntem, nedensellik analiz yöntemlerinden tek faktörlü varyans analizidir. Bu faktöre ait iki kademe mevcuttur: Gümrük birliğinin ve/veya gümrük birliği beklentisinin olması veya olmaması. Bu çerçevede, incelenen zaman aralığı (1989-1998) 01.01.1989-31.03.1995 ve 01.04.1995-31.12.1998 veya 01.01.1989-31.12.1995 ve 01.01.1996-31.12.1998 alt bölümlerine a
yrılmakta, bu alt bölümlere ait olan bağımlı değişken ortalamaları ve birbirlerinden ve 1989-1998 dönemine ait ortalamadan olan farkları incelenmektedir.Çalışmanın amacı, yukarıda belirtilen konunun incelenmesi olduğu gibi, buradan çıkarılan sonuç veya sonuçların tek başına ve/veya başka inceleme sonuçları ile birleştirilerek dış ticaret politikasına ilişkin olarak alınan kararlarda kullanılabilir olduğunu göstermektir.
1. Gümrük Birliğinin İnceleme Kapsamındaki Değişkenler Üzerine Etkisi
1.1. Gümrük Birliği Beklentisinin Planlanan Yatırımlar Üzerindeki Etkisi:
Tekstil ve hazır giyim ticaretinde miktar kısıtlamaları gümrük birliğinin diğer tarafı olan Avrupa Topluluğu tarafından, özellikle 1970’lerin sonundan itibaren önemli sayıda düşük maliyetli tedarikçiye uygulanmaktadır. Emek maliyetlerinin bilhassa konfeksiyon imalatında önemli yer tutması ve ilk belirleyici faktör olarak akla gelmesi sebebi ve düşük maliyetli diğer tedarikçilere kota uygulaması ile kapalı olan bir pazara kotasız olarak satış yapa
bilme beklentisinin düşük işçilik maliyetlerine sahip bir tedarikçinin AT gibi bir yapıya entegre olma çabalarını arttıracağı kesindir .Bu durumda sektördeki yatırımların da uyarılmış olması beklenebilir. Nitekim, 1989-1998 yılları arasında verilmiş yatırım teşvik belgelerinde yer alan 120 aylık döviz tahsis tutarları serisi gümrük birliği beklentisinin kesin olarak oluştuğu 1995 Martından öncesi ve sonrasında sadece bu değişken bazında ikiye ayrıldığında, beklentinin olmadığı 74 aylık dönemde (1989 Ocak
- 1995 Şubat) verilen yatırım teşvik belgelerindeki döviz tahsis tutarı ortalamasının 1,2*108 Amerikan Doları, beklentinin olduğu 26 aylık dönemde verilen yatırım teşvik belgeleri döviz tahsis tutarlarının ortalamasının ise 6,3*108 Amerikan Doları olduğu görülmektedir. Tek faktörlü varyans analizine ait ampirik F değeri 4,356’dır (p=0,039) .Burada yapılan test hakkındaki şüphe ise, 1995 sonundan itibaren yatırımı teşvik sistemin değişecek olması sebebiyle aşırı sayıda firmanın yüksek tutarda yatırım teşvik belgesi aldığı olabilir. Bu yığılma özellikle 1995 Aralık ayındaki değerde bariz olarak görülmektedir. Diğer taraftan, yine bu çalışma kapsamında yer alan katma değer incelemesi, en azından bu çalışmada kullanılan değişkenlerin yeterliliği dahilinde ve çalışmanın hataları haricinde olmak üzere 1995’teki bu yatırımın yapılmadığını göstermektedir. Diğer taraftan, yatırımların sadece gümrük birliği sebebiyle uyarılıp uyarılmadığı konusu 1995/1996 ayrımında incelendiğinde ampirik F (0,019/p=0,889) değerini
n güvenilirliği düşmektedir.Yukarıdaki çekinceler dahilinde gümrük birliğinin tamamı gerçekleşmemiş olsa bile sektördeki yatırımları uyardığı ve artırdığı söylenebilir.
1.2. Gümrük Birliğinin İşyeri Sayısına
Etkisi:İstatistiklere katılan işyeri sayısı gümrük birliği beklentisi ayırımında incelendiğinde işyeri sayısının gümrük birliği beklentisi ile arttığı görülmektedir. Gümrük birliği beklentisinin olmadığı 74 ayda (1989 Ocak – 1995 Şubat) işyeri ortalaması 433, beklentinin olduğu 46 ayda (1995 Mart-19
98 Aralık) iş yeri ortalama sayısı 567’dir. Ampirik F (447,962) değerinin hata olasılığı çok düşüktür (p=0,000). Dolayısıyla, gümrük birliği, sektörde faaliyet gösteren iş yeri sayısında artışa neden olmuştur.1.3. Gümrük Birliğinin İstihdama
Etkisi :Gümrük birliğinin olmadığı inceleme dönemi dahilindeki 84 ayda (1989 Ocak – 1995 Aralık) üretimde çalışanlar ortalaması 157.360 kişi iken, gümrük birliğinin olduğu 36 ayda üretimde çalışanlar ortalaması 187.630 kişidir. (F=143,982; p=0,000). Aynı dönemler itibariyle diğer işlerde çalışanlar ortalaması gümrük birliği yok iken 25.428 kişi, var iken ise 31.813 kişidir. (F=397,311; p=0,000). Dolayısıyla gümrük birliği sektördeki istihdamı kesin olarak arttırmıştır.
1.4. Gümrük Birliğinin Toplam ve Saatlik Ödemelere Etkisi
Gümrük Birliğinin olmadığı 84 aylık dönemdeki üretimde çalışanlara maaş, ücret ve fazla mesai ödemeleri 4,1*10
7 Amerikan Doları iken, gümrük birliğinin olduğu 36 aylık dönemde aynı ödemelerin 5*107 Amerikan Dolarına yükseldiği görülmektedir (F=25,454; p=0,000). Aynı dönemler itibariyle diğer işlerde çalışanlara maaş, ücret ve fazla mesai ödemeleri 1,2*107 Amerikan Doları ve 1,6*107 Amerikan Doları tutarındadır (F=87,068; p=0,000). Söz konusu bu dönemlerde üretimde çalışanlara diğer ödemelerin ortalaması 2,1*107 Amerikan Doları ve 1,7*107 Amerikan Dolarıdır (F=12,77; p=0,001).Yine aynı dönemler itibariyle diğer işlerde çalışanlara diğer ödemeler, ortalama olarak 2,0*10
12 ve 2,2*1014 Amerikan Doları tutarındadır (F=1,064; p=0,305).Dolayısıyla, sektör genelinde gerçekleşmiş toplam ödemeler ve gümrük birliği açısından; gümrük birliğinden sonra üretimde ve diğer çalışanlara yapılan toplam maaş, ücret ve fazla mesai ödemeleri artmıştır, ki bu bulgu salt istihdamda olan artış sebebiyle normaldir; üre
timde çalışanlara yapılan diğer ödemeler toplamı azalmıştır ve diğer işlerde çalışanlara yapılan diğer ödemeler hafif artmış gibi görünmesine karşın, bu artış istatistik olarak desteklenmediği için, gümrük birliği sebebiyle herhangi bir artıştan bahsetmek yersiz olacaktır.Diğer taraftan yukarıdaki ödeme kalemleri çalışılan işçi saatine oranlandığında aşağıdaki bulgular elde edilmektedir:
Üretimde çalışanlara saat başına ortalama ücret, gümrük birliğinin olmadığı 84 aylık dönemde ortalama 1,35 $ tutarında iken, gümrük birliğinin olduğu 36 aylık dönemde ortalama 1,32 $ tutarındadır (F=0,222; p=0,638).
Üretimde çalışanlara saat başına diğer ödemeler değişkeni ise gümrük birliğinin olmadığı 84 ayda 0,68 $; olduğu 36 ayda 0,44 $ ortalama değerlerini haizdir (F=3
0,462; p=0,000).Bu iki değişkenin toplamı olan üretimde çalışanlara saat başına toplam ödemeler değişkeni ilk 84 ayda 2,03 $; son 36 ayda 1,76 $ ortalamaya sahiptir (F=6,817; p=0,010).
Diğer işlerde çalışanlara saat başına maaş, ücret ve fazla mesai ödemeleri gümrük birliğinin olmadığı ilk 84 ayda 0,38 $ iken, gümrük birliğinin olduğu son 36 ayda 0,42 $’dır (F=5,342; p=0,023).
Diğer işlerde çalışanlara saat başına diğer ödemeler ise, gümrük birliğinin olmadığı 1989 Ocak – 1995 Aralık döneminde ortalama 0,17 $ iken, gümrük birliğinin olduğu 1996 Ocak –1998 Aralık döneminde 0,14 $ ortalamaya sahiptir (F=6,028; p=0,016).
Bu iki değişkenin toplamı olan diğer işlerde çalışanlara saat başına toplam ödemeler değişkeni gümrük birliğinin olmadığı dönemde ortalama 0,55 $ iken, gümrük birliğinin olduğu dönemde 0,56 $’dır (F=0,450; p=0,503).
İşçi-saati başına toplam ödeme değişkeni ise gümrük birliğinin olmadığı ilk 84 ayda (1989 Ocak – 1995 Aralık) ortalama 2,58 $ iken, gümrük birliğinin olduğu son 36 ayda (1996 Ocak – 1998 Aralık) ortalama 2,32 $ tutarındadır (F=3,999; p=0,048).
Dolayısıyla çalışanlar açısından bakıldığında net ödenen ücretler açısından kayda değer bir yükselme görülmemekte, tersine düşüşler gözlenmektedir. Diğer taraftan, işverene olan toplam saatlik maliyet, inceleme dönemi itibariyle, gümrük birliğinin öncesinde sonrasına nazaran daha yüksektir. 1998 sonu itibariyle işçilik maliyetleri açısından çok da yüksek olmasa da bariz bir farklılık bulunmaktadır.
1.5. Gümrük Birliğinin Çalışılan Toplam Saatl
ere Etkisi:Gümrük birliğinin veya gümrük birliği beklentisinin sektörde toplam çalışılan işçi saatini arttırdığı görülmektedir. Bu bulgu da istihdam artışı sebebiyle normal olan bir bulgudur. Gümrük birliğinin olmadığı 1989 Ocak – 1995 Aralık döneminde aylık ortalama çalışma süresi 3,1*10
7 saatken, gümrük birliğinin olduğu 1996 Ocak – 1998 Aralık aylarında çalışma süresi ortalaması 3,8*107 saattir (F=134,727; p=0,000). Aylık toplam çalışma süreleri gümrük birliği beklentisi ayrımında incelendiğinde, ilk 74 aydaki toplam çalışılan saat ortalamasının 3,1*107 saat, gümrük birliği beklentisinin ve gümrük birliğinin bulunduğu son 46 ayda ,ise ortalama 3,7*107 saat olduğu görülmektedir (F=109,083; p=0,000). Dolayısıyla gümrük birliğinin sektör genelinde daha yüksek çalışmaya yol açtığı kesindir.1.6. Gümrük Birliğinin 50-60.Fasıllarda Yer Alan Hammadde ve Ara Mamul İthalatı Üzerine Etkisi:
Bu sorunun incelenmesi için yukarıda açıklanan 50.-60.Fasıllarda yer alan eşyaya ait 1989-1998 yılları çeyrek dönemlik ithalat değerleri 1989 (Ocak-Şubat) döneminden 1995 (Ekim-Kasım) dönemine kadar 3,4*10
8 Amerikan Doları ortalamasına sahip iken, gümrük birliğinden sonra 7,9*108 Amerikan Doları ortalama değerine sahiptir (F=76,556; p=0,000). Dolayısıyla, gümrük birliği sebebiyle tekstil ve konfeksiyon için girdi olarak kullanılan eşyanın ithalatı artmıştır.Bunun sebebi, gümrük birliğinden önce geçerli olan yüksek orandaki vergiler yerine ortak gümrük tarifesinin uygulanmaya başlanmış olması olabilir. Ancak, bu eşya uzun dönemdir uygulanmakta olan ihracatı teşvik sistemi içinde vergi ve fondan muaf olarak ithal edilmektedir. Bu sebeple gümrük vergilerindeki azalmanın tek başına yeterli açıklamayı yapacağı düşünülmemektedir. Diğer taraftan, Türkiye ihracatının oldukça büyük
kısmı AT’ye yöneliktir. Bu ihracatın da oldukça büyük bölümü uzun dönemdir AT’nin hariçte işleme kotaları çerçevesinde sürdürüldüğü için tedarik kaynağının değişmiş olması varsayımı pek de yerinde olmamaktadır. Sektördeki büyümeye bağlı olarak ithalatın artması ile ilgili olması daha makul bir açıklama olmaktadır. Dolayısıyla, artışın önemli bir kaynağı sektörün imalat ve ihracat için ithalat yapmaya ihtiyaç duyması şeklinde durması şeklinde yorumlanabilir .Diğer taraftan bu eşyaya ait birim fiyatlar gümrük birliği öncesi ve sonrası itibariyle incelendiğinde bariz bir farklılık görülmektedir. Gümrük birliğinin olmadığı ilk 28 dönemde birim fiyat ortalaması 2,79 $, gümrük birliğinin olduğu son 12 dönemde birim fiyat ortalaması 3,32 $’dır (F= 15,657; p=0,0
00). Dolayısıyla hammadde ve ara mamul ithalat birim fiyatları 1996 Ocak – Mart döneminden itibaren artmıştır.1.7. Gümrük Birliğinin İhracat Üzerine Etkisi
ISIC Rev.2 32 imalat kolu kapsamında bulunan G.T.(İ).P.’lerınden yapılan ihracat gümrük birliği öncesi ve sonrası itibariyle incelendiğinden gümrük birliğinin olmadığı ilk 28 dönemli müddette ihracat değeri ortalamasının 1,3*10
9 Amerikan Doları, gümrük birliğinin olduğu son 12 dönemde ise 2,4*109 Amerikan Doları olduğu görülmektedir. İki dönem birbirinden kesin olarak ayrılmaktadır (F=73,030; p=0,000). Gümrük birliği sonrasında ihracat değeri artmıştır. İhracat birim fiyatlarında ise tam tersine bir azalış görülmektedir. İhracat birim fiyatları gümrük birliği öncesindeki dönemlerde ortalama 9,26 $/Kg iken, sonrasında ortalama 7,67 $/Kg’dır (F=5,842; p=0,021). Bu husus, gümrük birliği sonrasında ihracatta bir fiyat baskısını göstermektedir. Türkiye ne kadar büyük bir üretici olursa olsun, birim fiyatları belirleyemeyeceği için, ihracatın yüksek olduğu pazarlar açısından, birim fiyat düşüşü büyük olasılıkla diğer tedarikçiler kaynaklıdır. Yurtiçi fiyatların ithal eşya fiyatları ile birlikte hareket ettiği kabulü altında, konunun girdi çıktı yönünden incelenmesi, ithal girdi fiyatlarının artarken çıktı fiyatların düşmesi ve buna bağlı olarak maliyet baskısı şeklinde özetlenebilir.1.8. Gümrük Birliği, İşçi-Saatteki Üretim Değeri ve İşçi-Saatteki Katma Değer
ISIC Rev.2 32 imalat kolundaki işçi-saatteki üretim, gümrük birliğinin olmadığı ilk 28 dönemde 19,63 $/Saat, gümrük birliğinin olduğu son 12 dönemde 20,63 $/Saat’tir. Bu iki grubun ortalamaları birbirinden ayrılmamaktadır (F=0,774; p=0,385). Dolayısıyla işçi-saatteki üretim değerinde gümrük birliği sebebiyle bir değişiklik olmamıştır. Diğer tarafta
n bu çalışmanın 1'inci bölümünde açıklanan değişkenlerden elde edilen işçi-saatteki katma değer değişkeni gümrük birliğinin olmadığı ilk 28 dönemde ortalama 9,77 Amerikan Doları iken, gümrük birliğinin olduğu son 8 dönemde ortalama 6,28 Amerikan Doları olarak gerçekleşmiştir. Bu iki grup ortalaması birbirinden kesin şekilde ayrılmaktadır 29,525; p=0,000).Dolayısıyla sektörde işçi-saatindeki katma değer 1996 başından sonraki dönemde bariz bir şekilde düşmüştür. Buraya kadar olan değişkenlere ait sonuçlardan yukarıda belirtilen aşırı düzeydeki yatırımın yapılmamış olması veya bir ölçüde yapıldı ise dahi, eski makine ve ekipmanla yapılmış olması gibi bir yorum yapmak için bir karine ortaya çıkmaktadır. Çünkü, daha yeni teknoloji ve/veya makine parklarından be
klenen, birim zamandaki maliyetleri azaltmasıdır.2. Sonuç :
(1.1), (1.2), (1.3), (1.5), (1.6) ve (1.7) bölümlerinde incelenen gümrük birliği beklentisine veya gümrük birliğine bağlı olarak yatırım teşvik belgeleri döviz tahsis tutarları, iş yeri sayıları, istihdam, bu değişkene de önemli ölçüde bağlı olarak toplam çalışılan saatler, toplam ödemeler, sektörün hammadde ve ara mamul ithalatı ve sektörün ihracatı değişkenleri üretim dalında gümrük birliğine bağlı olarak bir büyüme olduğunu kesin olarak göster
mektedir. Saatlik işçilik maliyetleri açısından 1989-1998 döneminde bir yükselme görülmemekte, tersine bir düşüş tespit edilmektedir. Bu bulgu, rekabet gücü açısından olumlu değerlendirilebilir.Ancak, incelenen zaman aralığında salt gümrük birliği bağlamında verimlilik ölçüsü sayılabilecek birim zamanda üretilen değerde gümrük birliği sebebiyle kayda değer bir değişme görülmemektedir.İnceleme dönemi itibariyle, girdi ithalat birim fiyatlarında gümrük birliği öncesine göre bariz bir yükselme söz konusudur, ihracat açısından bakıldığında ise ihracat birim fiyatları gümrük birliği öncesine göre düşmüştür. Dolayısıyla, yurtiçi fiyatların yerli fiyatlarla birlikte hareket ettiği varsayımından hareketle bunun kar marjlarını düşürdüğü çıkarımı yapılabilir.
Bu çalışma kapsamında AT’nin aynı dönemdeki ithalat yapısı ve tedarikçilerinin özellikle AT pazarına girişte kotalı olan ürünlerinde pazar paylarının gelişimi incelenmemiştir. Ancak, Türkiye’nin AT pazarına olan ihracatı ürün kategorileri esasında incelendiğinde
1982-1995 döneminde AT pazarına girişte kotaya tabi tutulmuş ürün kategorilerinden olan ihracatın, AT pazarına olan toplam tekstil ve konfeksiyon ihracatının oldukça önemli bir bölümünü oluşturduğu görülmektedir. Bu kategorilerin pek çoğu bu bugün itibariyle düşük işçilik maliyetlerine sahip tedarikçi ülkelerden ancak kotayla AT pazarına girebilmektedirler .Konu, AT’nin ve Türkiye’nin bugün itibariyle uygulamakta olduğu kısıtlama önlemleri açısından incelendiğinde, Türkiye menşeli olup da, 31.12.1995 tarihi itibariyle AT’ye ihracatta kotaya tabi olan on beş ürün kategorisinden yapılan ihracatın AT 15’lere olan ihracatın 1998 yılı itibariyle % 59,77’sini oluşturduğu, henüz entegre edilmemiş ve kota uygulanan ve/veya TGA 6 ncı maddesi çerçevesinde kota u
ygulamasına tabi tutulabilecek 112 ürün kategorisinden olan ihracatın AT 15’lere olan ihracatın % 30,07’sini oluşturduğu görülmektedir.Yukarıda belirtildiği gibi bu çalışma kapsamında Türkiye’nin en büyük ihracat pazarı olan AT’nin tedarik yapısı, kotalı tedarikçilerin pazar paylarının gelişmesi ve 1.1.1996 itibariyle Türkiye lehine ve kotalı tedarikçiler aleyhine bir ticaret sapması olup olmadığı incelenmemiştir. Ancak, sektöre ait büyüklük göstergelerinin neredeyse tamamı inceleme devresi itibariyle sek
törde bariz bir büyüme gösterdiği için gümrük birliği sebebiyle bir ticaret sapması oluşmuş olması ihtimali zayıf değildir. Bu husus özellikle yatırımlardaki artış eğilimi ve ihracatın gelişimi ile görülebilmektedir. Dolayısıyla Bölüm 1.1’de bahsedilen beklentinin en azından Türkiye’ye ait büyüklük göstergeleri açısından gerçekleştiğini söylemek mümkündür.1998 itibariyle Türkiye’nin en önemli ihracat pazarı olan AT’ye olan ihracatın % 60’ı düşük üretim maliyetli üçüncü ülkeler ihracatına kota uygulaması ile kapalı durumdadır. Bu oran, geçiş döneminde kota uygulanabilecek bazı kategorilerle birlikte % 90’a çıkmaktadır. 1995-1998 döneminde entegre edilmiş ürün kategorilerine ait ihracat performansı olumsuz olmamakla birlikte, Türkiye’nin bu gün itibariyle ko
taya tabi olan diğer tedarikçilerle aynı pazar ve ürün katmanlarında mücadele etmesi zor görülmektedir.Gümrük birliğinin verimlilik haricinde sektördeki büyüklük göstergelerini genişletmiş olması ve Türkiye’nin AT’ye olan ihracatının oldukça önemli bir bölümünün bu gün itibariyle düşük maliyetli tedarikçilere kota ile kapalı durumda olan AT pazarına yönelik olması sebepleri gözönüne alındığında, Türkiye’nin ihracatının yüksek olduğu kategorilerin TGA III.Dönem Entegrasyon Listesinin dışında tutulması Tür
kiye’nin bu ürün kalemlerinde AT pazarına ihracatın garanti altına alınması açısından önemli görülmektedir. Ancak, unutulmaması gereken nokta, bu uygulamanın verimlilik artışı yönünde olumlu olmayacağı ve bu yönde çabalar için zaman kazandırmaktan ve Tekstil Giyim Anlaşmasının son dönemi için diğer şartların aynı kalması halinde belli bir ihracat garantisi sağlamaktan öte herhangi bir yarar sağlayamayacağıdır.Kaynakça :
Backhaus, Klaus/Erichson, Bernd/Plinke, Wulf/Weiber, Rolf, Multivariate Analysemethoden, eine anwendungsorientierte Einführung, 8.Aufl., (Springer), (u.a. Berlin), 1996.
DİE, Dönemler İtibariyle İmalat Sanayii, İstihdam-Ödemeler-Üretim –Eğilim (Geçici Sonuçlar), 1989(I)-1990(I), Yayın No: 1420, (DİE), Ankara, Ağustos 1990; a.g.e. 1990(I)-1991(I), Yayın No: 1473, Eylül 1991, Ankara, (DİE); a.g.e. 1991(I)-1992(I), Yayın No: 1516, Ağustos 1992, Ankara, (DİE); a.g.e. 1992(I)-1993(I), Yayın No: 1617, Eylül 1993, Ankara, (DİE); a.g.e. 1993(I)-1994(I), ISSN 1300-090X, Ankara, Eylül 1994, (DİE); a.g
.e. 1994(I)-1995(I), ISSN 1300-090X, Ağustos 1995, Ankara, (DİE); a.g.e. 1995(I)-1996(I), ISSN 1300-090X, Temmuz 1996, Ankara, (DİE); a.g.e. 1996(I)-1997(I), ISSN 1300-090X, Ağustos 1997, Ankara, (DİE); a.g.e. ISIC Rev.3 17 ve 18 inci Üretim Dalları, ISSN 1300-090X, Ankara, Eylül 1998, (DİE) a.g.e. ISSN 1300-090X, Ankara, Ağustos 1999, (DİE).DİE, Gümrük Giriş Tarife Cetvelinde Yer Alan G.T.İ.P’ları ve ISIC Rev.2 32 İle ISIC Rev.3 17 ve 18 İmalat Sanayii Kodlarının Karşılaştırması, Ankara, (DİE), Yayın No: 2071, ISBN 975 – 19 – 1871 – 5, Kasım 1997.
DİE, Yıllık İmalat Sanayii İstatistikleri, Ankara, (DİE), 1997, ISBN 975 – 19 – 1813 – 8.
DİE. Yıllık İmalat Sanayi İstatistikleri, ISBN 975-19-0557-5, Yayım No: 1504, Ankara, Mayıs 1992, (D.İ.E.); a.g.e. ISSN 0259-5141, ISBN 975-19-0904-X, Yayın No: 1694, Ankara, Haziran 1994, (DİE); a.g.e. ISSN 0259-5141 ISBN 975-19-1225-3, Yayın No: 1838, Ankara, Kasım 1995, (DİE).
DİE, Genel Sanayi ve İşyerleri Sayımı İkinci Aşama Sonuçları, I-Büyük İmalat Sanayi Türkiye, 1992, ISBN 975-19-1636-4, Yayın No: 1996, (DİE), Ankara, Mart 1997.
DİE, Yıllık İmalat Sanayi İstatistikleri, ISSN 0259-5141, ISBN 975-19-1725-5, Ankara, (DİE), Temmuz 1997; a.g.e. ISSN 0259-5141 ISBN 975-19-1813-8, Yayın No : 2062, (DİE), Ankara, Ekim 1997; a.g.e. ISSN 0259-5141 ISBN 975-19-2172-4, Yayın No: 2223, Ankara, Mart 1999; a.g.e. ISSN 0259-5141 ISBN 975-19-2213-5, Yayın No: 2248, Ankara, Mayıs 1999.
DTM, EBİM Dış Ticaret Kayıtları.
Franzmeyer, Fritz, Europaeische Struktur und Regionalpolitik, in: Europaeische Integration, Ohr, Renate, (Hrsg.), (Kohlhammer), Stuttgart, Berlin, Köln, 1996.
Gümrük Müsteşarlığı, Gümrük Genel Tebliği (Giriş Rejimi), Sıra No:23, T.C. Resmi Gazete, 79.Yıl, 31.12.1999, 23923 (mükerrer).
Hazine Müsteşarlığı Teşvik ve Uygulama Genel Müdürlüğü, EBİM kayıtları.
International Energy Agency, IEA Statistics, Energy Prices and Taxes, Second Quarter 1999, (OECD).
Navaretti, Giorgio Barba/Faini, Ricardo/Silberstone, Aubrey, Overview, Beyond The Multifibre Arrangement : Third World Competition and Restructuring Europe’s Textile Industry, Paris, (OECD, Development Center Documents), 1995.
Navaretti, Giorgio Barba/Perosino Giorgio, Redeployment of Production, Trade Protection and Firm’s Global Strategies : The Case of Italy, S.176, Beyond the Multifibre Arrangement: Third World Competition and Restructuring Europe’s Textile Industry, Paris, (OECD, Development Center Documents), 1995.
Piatti, Laura/Spinanger, Dean, Redeployment of Production and Firm’s Global Strategies : The Case of Germany. Beyond the Multifibre Arrangement: Third World Competition and Restructuring Europe’s Textile Industry, Paris, (OECD, Development Center Documents), 1995.
Püskülcü, Halis/İkiz, Fikret, İstatistiğe Giriş, Bornova, (Ege Üniversitesi), 1983.
Zöfel, Peter/Bühl, Achim, SPSS für Windows, Version 6.1, praxisorientierte Einführung in die moderne Datenanalyse, 3.Aufl., (Addsion-Wesley-Longman), Bonn, 1996.