AVRUPA BİRLİĞİ’NDE KOBİ’LERE YÖNELİK TEKNOLOJİ POLİTİKALARI
Dr. Murat ÇETİN
Karadeniz Teknik Üniversitesi
Ünye-İİBF
Küreselleşme eğiliminin giderek hız kazandığı dünyamızda, Türkiye’nin başarılı olabilmesi dünya ekonomisi ile entegre olmasını gerekli kılmaktadır. Bu bağlamda, Gümrük Birliği’ne girilmesi ve Helsinki Kararları çerçevesinde aday ülke statüsü kazanılması bu süreci adeta hızlandırmıştır. Dünya ekonomisi ile entegrasyon için yapılması gereken zorunlu çalışmalardan birisi, küçük ve orta ölçekli işl
etme (KOBİ)’lere ilişkin ekonomi politikalarımızı gözden geçirip dünya ekonomisindeki gelişmeler ışığında yeni strateji ve politikalar geliştirmektir. Çünkü, toplam işletmelerin %98-99 gibi önemli bir ağırlığını oluşturan bu işletmeler, ekonomiye dinamizm ve rekabetçi bir boyut kazandırarak piyasa mekanizmasının etkinliğini artırma, sürdürülebilir kalkınmayı sağlama, istihdam yaratma, bölgesel sosyo-ekonomik dengesizlikleri giderme ve kalkınmayı tabana yayma gibi önemli fonksiyonları ile Türk ekonomisinin de temel dinamiğini oluşturmaktadırlar.Gümrük Birliği sürecinde Türk sanayii dünya rekabetine açıldığından KOBİ’ler çok önemli darboğazlarla ve uyum sorunlarıyla karşı karşıya kalmaktadır. Bu nedenle KOBİ’ler için rekabet güçlerini geliştirmeye yönelik politika ve stratejilerin belirlenmesi ülkemiz açısından hayati önem taşımaktadır. Bu süreçte, Türk KOBİ’lerinin rekabet güçlerini geliştirmede teknolojik gelişmeleri yakından takip etmeleri, bunun için de teknoloji transferi ya da araştırma-teknoloji geliştirme faaliyetlerine ağırlık vermeleri zorunluluk arzetmektedir. Bu nedenle, ülkemizde geliştirilecek KOBİ destekleme programlarının AB’dekilerle paralellik arz ederek uygulamaya konulmasında yarar vardır. AB’nin, 1997-2000 dönemine ilişkin KOBİ’leri destekleme ve geliştirmeye yönelik olarak “Entegre Program-1996” çerçevesinde uygulamaya koyduğu teknoloji politikaları ülkemizde uygulanacak politikalara temel teşkil etmesi açısından önemlidir.
Bu nedenle çalışmada ilk olarak, ekonominin temel dinamiğini oluşturan KOBİ’lerin AB’deki önemi vurgulanmakta daha sonra ise, AB’de uygulanan KOBİ teşvik politikaları çerçevesinde teknolojiye erişim, teknoloji transferi ve teknoloji geliştirme politikalarının yeri incelenmektedir.
A- Avrupa Birliği’nde KOBİ’
lerBugün dünya literatüründe üzerinde fikir birliğine varılmış bir KOBİ tanımı bulunmamaktadır. Ülkelerin ekonomik yapıları değiştikçe, KOBİ’leri belirleyen ölçütler de değişmekte ve ülkelerin ekonomik yapılarıyla bağlantılı olarak farklı ölçütler kullanılmaktadır (Ekin, 1993, s.20). Çoğunlukla uygulanan tanımlama kriteri, istihdam edilen işçi sayısıdır. İşletmeleri ölçek bakımından sınıflandırmada bu kriter tek başına yeterli olmamakla birlikte, karşılaştırma yapılmasında baz olarak alınmaktadır. Bu kri
tere ilaveten bazı tanımlamalarda sabit sermaye yatırım tutarı ya da yıllık satış tutarı gibi kriterlerin de kullanıldığı görülmektedir (Palas-Oğuzkurt, 1997, s.467; Müftüoğlu, 1998, s.122).AB, KOBİ tanımları konusunda gerek ulusal gerekse Birlik bazında karışıklığa neden olmamak için yeni bir ortak tanım geliştirmiştir. 7/2/96 tarihli Konsey Kararı çerçevesinde belirgin bir şekilde ortaya konulan KOBİ tanımı; işçi sayısı, bilanço büyüklüğü ve bağımsızlık derecesinden oluşan ölçütleri kapsamaktadır. AB’ni
n genel tanımı ve kriterleri, Tablo 1’de görülmektedir. Bu tanıma göre; 250’den az işçi çalıştıran işletmeler KOBİ olarak değerlendirilmektedir. 10’dan az işçi çalıştıran işletmeler, çok küçük işletme grubuna dahil edilmektedir. 50’den az işçi çalıştıran, yıllık cirosu 7 Milyon ECU’yu aşmayan veya yıllık bilançosu 5 Milyon ECU’nun altında olan işletmeler küçük ölçekli işletme olarak nitelendirilmektedir. Orta ölçekli işletme, 50-250 işçi çalıştıran ve yıllık cirosu 40 Milyon ECU’nun altında olan, yıllık bilançosu 27 Milyon ECU’yu aşmayan işletme olarak tanımlanmaktadır. KOBİ’lerin bir başka ölçütü de, sahip oldukları bağımsızlık düzeyi ile ilgilidir. Büyük ölçekli bir işletmenin veya ortaklaşa hareket eden birkaç büyük işletmenin bir KOBİ’de sahip olduğu hissenin %25’in altında olması koşulu aranmaktadır.Tablo 1: AB’de KOBİ Tanımı
|
KOBİ |
Eleman sayısı |
Yıllık ciro (veya yıllık bilanço tutarı) |
Bağımsızlık |
|
Orta |
250’den az |
40 milyon ECU’yu geçmemeli (veya 27 milyon ECU) |
Bir veya birkaç büyük şirkete ait olmamalı |
|
Küçük |
50’den az |
7 milyon ECU’yu geçmemeli (veya 5 milyon ECU) |
|
|
Çok küçük |
10’dan az |
Kaynak: Güncel Avrupa, 1997, s.2
AB’de özellikle 1970’li yıllardan itibaren KOBİ olgusunun gelişme kaydettiği belirtilmektedir. Kuşkusuz bunun altında aşağıdaki önemli faktörler yatmaktadır (Mülhern, 1995, s.27; Töre, 1996, s.26);
AB’de sosyo-ekonomik fonksiyonları ile KOBİ’ler, şüphesiz ekonominin en dinamik sektörü ve ekonomik gelişmenin temel taşını oluşturmaktadır. 15.8 milyon işletmenin %99.9’unu KOBİ’ler oluşturmaktadır. Bunlardan 14.7 milyon işletmede çalışanların sayısının “10’dan az olduğu” belirtilmektedir. Avrupa’daki KOBİ’lerin %50’sinde ise, tek kişi çalışmaktadır. Bununla ber
aber, özel sektördeki (tarım sektörü hariç), her 10 işten 7’sini KOBİ’ler yaratmaktadır. Yatırımların %50’sinden fazlasını gerçekleştiren KOBİ’ler, toplam istihdam içinde %66, toplam ciro içinde %65’lik bir paya sahiptir. KOBİ’lerin istihdam artış hızı büyük işletmelerinkinden daha yüksek olup, AB’deki milli hasılanın %60’ını yine KOBİ’ler gerçekleştirmektedir. Bu nedenlerden ötürü, Avrupa ekonomisinde kaydedilen gelişmelerde KOBİ’lerin “lokomotif gücü” gözardı edilememektedir (EC Enterprise Policy, 1993, s.14). Diğer taraftan, büyük işletmelerin gittikçe daha fazla taşeron kullanma ve faaliyet ölçeklerini küçültme eğilimleri, KOBİ’ler açısından önemli bir fırsat oluşturmaktadır. Hızla değişen teknolojik ortam ve piyasaların küreselleşmesi, rekabet koşullarını etkilemekte ve KOBİ’ler için yeni imkanlar tanımaktadır. Bu nedenle KOBİ’ler, Birlikteki ekonomik ve sosyal kaynaşmanın artırılmasında kilit bir role sahiptir (Kosgeb, 1996, s.5). AB’de KOBİ’ler potansiyel olarak dinamik bir istihdam ve refah artışı kaynağı olmalarına karşın, bu işletmelerin özellikle başlangıç evresinde daha zayıf ve başarısızlığa daha açık oldukları unutulmamalıdır. KOBİ’lerin ortalama %50’si, kuruluşlarını izleyen ilk beş yıl içerisinde kapanmaktadır (OECD, 1996, s.184). Bugün, KOBİ’lerin AB’de iş alanları yaratmaya, rekabet gücünün ve büyümenin geliştirilmesine hayati bir katkıda bulunabileceği hususu geniş çapta kabul görmektedir. Bu nedenle, kısa, orta ve uzun vadede Birlik, bu konularda karşılaşılan sorunları çözmeye yönelik çalışmalar yapmaktadır.B- Avrupa Birliği’nde Uygulanan KOBİ Teşvik Politikaları ÇerçevesindeTeknoloji Politikalarının Yeri
Ülkelerin ekonomik ve sosyal kalkınma hedeflerine ulaşmak amacıyla izledikleri stratejiler içinde teşvik politikalarının önemli yer tuttuğu bir gerçektir. Ancak uygulanan teşvikler, yani devlet yardımları, bir yandan öngörülen hedeflere ulaşmaya yardımcı olurken, diğer yandan da uluslararası ticarette olumsuz etkiler oluşturarak diğer ülkelerin aleyhine işleyebilmektedir (İGEME, 1995, s.4)
. Genel olarak, devlet yardımları serbest rekabet prensiplerine dayalı piyasa ekonomilerinde her ne kadar haksız rekabete yol açan bir mekanizma olarak görülse de, teşviklerden tamamen arındırılmış bir ekonominin varlığından söz etmek mümkün değildir. Şüphesiz, devlet yardımlarına ilişkin ülkeleri ilgilendiren en önemli uluslararası düzenleme GATT tarafından belirlenen kurallardır. GATT devlet yardımlarını üç ana kısma ayırmıştır. Birincisi, ihracat potansiyelini ilgilendiren ve ithal malı yerine yerli malı kullanımını destekleyen uygulamaları “yasaklanmış sübvansiyon” olarak tanımlamıştır. İkincisi, yasaklanmış olmakla birlikte diğer üye devletlerin çıkarlarını olumsuz olarak etkilemeyecek koşuluna bağlanan sübvansiyonları “karşı önlem alınabilir sübvansiyon” olarak ifade etmiştir. Son olarak, AR-GE, KOBİ, çevre yardımları, spesifik olmayan bölgesel gelişme yardımları da “karşı önlem alınmasını gerektirmeyen sübvansiyon” olarak tanımlanmıştır (Dilik-Duran, 1999, s.68). AB ve Türkiye’nin de taraf olduğu GATT tarafından belirlenen temel kriterler göz önüne alındığında, uygulanabilir devlet yardımlarının genel çerçevesi ana hatlarıyla ortaya çıkmaktadır. AB’de de devlet yardımları GATT tarafından belirlenen ve ana hatlarıyla yukarıda belirtilen kurallara uygun olarak yapılmakta ve Komisyon tarafından denetlenmektedir.AB’nin uyguladığı sanayi politikaları genel hatlarıyla incelendiğinde, üç ana gruba ayrıldığı görülmektedir. Bunlar (Ege-Acar, 1993, s.20);
Görüldüğü gibi, AB sanayi politikasının üçüncü temel unsurunu, KOBİ’lerin desteklenmesi oluşturmaktadır. AB’de KOBİ’lere yönelik destekler, gerek Birlik düzeyinde gerekse üye ülkelerde öncelikli ve ayrıcalıklı bir yer teşkil etmektedir. AB özellikle büyüme, rekabet ve istihdam üzerinde önemle durduğundan, KOBİ’lerin büyüme, rekabet gü
cü ve istihdama yaptıkları katkılarının en yüksek düzeye çıkarılabilmesi için üye devletler ile birlikte, KOBİ’ler yararına olan politikalarını güçlendirmeye ve koordine etmeye çalışmaktadır. Bu bağlamda, üye devletler ve Birlik, KOBİ’lerin potansiyelini bir dizi önlemle desteklemeye çalışmaktadır.Hızlı değişen ekonomik ortam içinde KOBİ’lere yönelik faaliyetlerde uyumun sağlanması ve farklı eylemlerin KOBİ’ler ile doğrudan ilişkili olmasının temin edilmesi ve KOBİ’lerin sorunları, Komisyonun politika önceliğini oluşturmaktadır. 1994 Entegre Programı, çeşitli Birlik politikaları çerçevesinde KOBİ’ler yararına Birlik eylemlerine ilişkin bir küresel çatı ortaya koymaya yönelik ilk adımdır. KOBİ gelişiminde yer alan tarafların tüm ortakları arasında büyüme, r
ekabet gücü ve istihdam konusunda Birliğin tutumunu gösteren ilk resmi rapordur (Integrated Programme, 1994, s.26). AB’de kısa ve orta döneme ilişkin politika ve stratejilerin belirlendiği “Büyüme, Rekabet Gücü ve İstihdam’a İlişkin Beyaz Kitap”ta yer alan KOBİ’lere yönelik politikalar, “Entegre Program-1994” ile somutlaştırılmış bulunmaktadır.1995 Madrid Avrupa Doruğuna sunulan KOBİ Politikası Belgesinde ise Komisyon, KOBİ’ler yararına daha iddialı bir politika geliştirerek KOBİ’lere yönelik yardımların istihdam yaratmada maliyet yönünden etkin bir yol olduğuna işaret etmiştir. Burada sunulan raporda, özellikle KOBİ politikası için yeni Birlik önceliklerini kapsayan 1994 Entegre Programını güncelleştiren ve geliştiren, 1996 yılına ilişkin yeni bir en
tegre programın uygulanması gündeme getirilmiştir (Integrated Programme, 1996, s.25). Bu program doğrultusunda KOBİ politikası, beş temel amaca yönelik olarak ortaya konulmuştur. Bunlar;Entegre Programın en temel amacı; KOBİ’lere yönelik çeşitli eylemlerin genel bir çerçeve içinde toparlanarak, tutarlılıklarının sağlanmasıdır. Böylece, KOBİ’lerin gelişimi ile ilgili bütün taraflar arasında gerek Birlik düzeyinde gerekse ulusal ve bölg
esel düzeydeki kuruluşlararası daha yakın işbirliklerinin oluşturulması ile bunların koordineli etkilerinin ve uyumlarının sağlanması amaçlanmaktadır (Sayın-Fazlıoğlu, 1997, s.126). AB, Entegre Program-1996 çerçevesinde ele aldığı politikalar çerçevesinde, yürüttüğü ilgili destekleme programlarını aşağıdaki gibi sınıflandırmaktadır (Sayın-Fazlıoğlu, 1997, s.13);Görüldüğü gibi AB, 1997-2000 dönemine ilişkin KOBİ perspektifini, “Entegre Program-1996” ile çizmiştir. Bu program, Birlik içindeki tüm KOBİ faaliyetlerini bir araya getirip, bu faaliyetlerin etkinliğini artırmayı amaçlaması açısından önem taşımaktadır. Program çerçevesinde KOBİ teşvikler
i, oldukça kapsamlı ve etkin bir şekilde ele alınmaya çalışılmaktadır. AB’nin Entegre Program-1996 çerçevesinde üzerinde önemle durduğu programlar arasında teknolojiye erişim, teknoloji transferi ve teknoloji geliştirme programlarının yeri büyüktür. KOBİ’leri teknolojik gelişmelere kolaylıkla ulaştırarak rekabet güçlerini geliştirmeyi amaçlayan bu programlar arasında; EUROMANAGEMENT, VALUE, SPRINT, MINT, CRAFT, BRITE-EURAM, TELEMATIQUE, RACE ve ESPRIT yer almaktadır. Bu programlar genel hatlarıyla aşağıdadır:1- EUROMANAGEMENT (AR-GE Denetimleri)
Bu program çerçevesinde işletmeler; teknolojik düzeyi, araştırma potansiyelleri ile diğer işletme ve araştırma merkezleriyle teknolojik işbirliğine ne ölçüde açık oldukları konularında Komisyon tarafından belirlenen danışmanlar tarafından incelenmekte ve beş gün süreli denetime tabi tutulmaktadır (Sayın-Geniş, 1996, s.12). KOBİ’lerin rekabet güçlerini artırmak, iç pazarın tamamlanmasıyla bağlantılı avantajlar ve riskler hakkında bilgi sahibi olmalarını sağlamak a
macıyla KOBİ’leri sınırötesi teknolojik işbirliğine erken bir aşamada katılmaya teşvik etmek üzere bu program başlatılmıştır. Bu kapsamda Komisyon, araştırma ve teknoloji geliştirmeye yönelik “dördüncü çerçeve programı”nın sunduğu imkanlardan KOBİ’lerin daha fazla yararlandırılabilmesi için Euromanagement uygulamasının ikinci aşamasını 1994 yılında başlatmıştır.2- VALUE (KOBİ İhaleleri)
Avrupa Komisyonu, araştırma ve teknolojik gelişme programlarından elde edilen sonuçları KOBİ’lere daha kolay aktarabilmek ve kullanımı sağlamak amacıyla bu programı oluşturmuştur. KOBİ’lere bu kapsamda öneriler geliştirmek için çağrıda bulunmaktadır. Önceki araştırma çabalarına dayanan bu öneriler, KOBİ’lerin rekabet güçlerini artırmak amacıyla yeni teknolojilere erişimi
ni kolaylaştırmayı hedeflemektedir (EC Enterprise Policy, 1996, s.259. İncelenip uygun görülen çalışmalar aşağıdaki gibi desteklenmektedir;3- SPRINT (Yenilikçi Uygulamalar ve Teknoloji Transferi)
SPRINT, iki temel programdan oluşmaktadır. Bunlardan birinci program, teknolojinin finansmanı hakkındadır. Bu program, özellikle KOBİ’lerin yeni teknolojiler edinmesini kolaylaştırmakta olup, teknolojinin performansına göre finansmanına (FTP) dayanmaktadır. Böylece, geleneksel sanayi kuruluşlarının yeni teknolojileri elde etmeleri ve sağlanan teknolojinin performansına göre ödeme yapılması yoluyla kolaylaşmaktadır. Uygu
lamada FTP, satıcının sağladığı teknoloji karşılığındaki ödemelerin, bu teknolojinin önceden belirlenmiş hedeflerle ölçülen performansına göre iki ile üç yıl arasında yapılması anlamına gelmektedir. FTP’nin temel unsurlarından birisini de üçüncü bir tarafın finansman kaynağı olarak katılımı oluşturmaktadır (EIM Small Business Research and Concultancy, 1996, s.52).FTP çerçevesinde SPRINT programı, bu tekniği yaygınlaştırmak üzere seçilmiş olan ve büyük Avrupa bankalarından oluşan bir grubu desteklemektedir. Bankaların teknoloji satıcılarına sağlayacağı risk sermayesinin bir bölümü ya da FTP projeleri çerçevesinde teknik ve ticari destek sağlanması SPRINT tarafından garanti edilmektedir. FTP planının uygulanması için Komisyon tarafından seçilen banka ve mali
kuruluşlara başvurulması gerekmektedir. Banka ya da mali kuruluş, önerilen projeyi Komisyon tarafından belirlenen ölçütler ışığında değerlendirmektedir.Bir diğer SPRINT programı (uluslar ötesi yatırım forumları)ise, büyük gelişme potansiyeli gösteren yenilikçi işletmelerin finansmanına yardımcı olmak amacıyla hazırlanmıştır. Uygulamada yenilikçi projeler yürüten ve başka ülkelerden finansman ve finansör bulmak isteyen ve yatırım imkanları arayan işletmeler bir araya getirilerek forumlar düzenlenmektedir
. Aralarında Belçika’da EVCA, Fransa’da ANVAR, İspanya’da CDTI ve İtalya’da ENEA’nın da bulunduğu çeşitli kuruluşlar bu forumların düzenlenmesinde sorumludur. Genelde, çeşitli ülkelerden risk sermayesi sahipleri, yatırım şirketleri ve uzun vadeli kredi kuruluşlarının yanısıra ortak girişimlerle ilgilenen sanayi işletmeleri bu forumlara iştirak etmektedir. Bu durum, etkinliğe bir Avrupa boyutu kazandırdığı gibi, sağlanabilecek finansmanın miktar ve kapsamını da genişletmektedir.4- MINT (Yeni Teknolojilerin Entegrasyonunun Yönetimi)
MINT, SPRINT programı çerçevesinde başlatılmış bir uygulamadır. MINT’in amacı, yeni teknolojilerin yönetiminde uzmanlaşmış danışmanların yardımıyla KOBİ’lerin yeni teknolojilere entegrasyonunu desteklemektir. Üye devletler, bireysel danışma görevlerinden sorumlu uzmanlar grubunu seçmek, eğitmek ve denetlemek üzere bölgesel ve ulusal düzeyde 24 koordinasyon kuruluşu belirlemiştir. Danışmanlar, KOBİ’ye gerçek ihtiyaçları doğrultusunda yeni teknoloji entegrasyon planını ve
yönetim tekniklerini hazırlamakta yardımcı olmaktadır. Bu MINT analizinin ardından KOBİ’nin, ihtiyaçlarına en uygun destek uygulamasına kanalize edilmesi sağlanmaktadır.5- TII (Teknolojik Yenilik Bilgi Birimi)
TII, yenilikçi uygulamalar ve sanayi teknolojisine yönelik bilgi transferi konularında faaliyet gösteren bir Avrupa kuruluşudur. Amacı, uluslar arası bilgi ağı, veri bankaları ve forum değişim sistemi oluşturarak teknoloji edinimi ve transferini kolaylaştırmaktır (EIM Small Business Research and Concultancy, 1996, s.53).
6- CRAFT (Teknoloji Araştırmalarında İşbirliği)
Daha ileri bir sınai ve teknolojik araştırma yapmayı amaçlayan bazı firmalar, üçüncü bir taraftan kendi adlarına birlikte katılacakları bir Araştırma ve Teknoloji Geliştirme (ATG) sözleşmesi yapmayı istemektedir. Bu program, bu tür amaçları olan firmalara, genellikle KOBİ’lere mali destek sağlamaktadır. Önerilen ATG sözleşmesinin BRITE-EURAM (sınai teknoloji ve malzemeler) programının amaçlarına uygun olması
koşulu aranmaktadır. CRAFT, açık teklif daveti usulü yoluyla uygulanmaktadır. Bu programa Avrupa Birliği’ndeki bütün kuruluşlar katılabilmektedir. Esas teklif sahibinin bir KOBİ olması ve araştırmanın Avrupa’da yapılması, bilimsel ve teknik kalite ve yenilik ile potansiyel rekabet gücü taşıması diğer zorunlu koşullar arasında yer almaktadır.7-VALUE (AR-GE Sonuçlarının Yaygınlaştırılması ve Kullanımı)
Programın temel amacı, AB’nin araştırma faaliyetlerinin (ATG) sonuçlarının yaygınlaşması ve verimli biçimde kullanılmasını sağlayarak Avrupa sanayiinin, özellikle KOBİ’lerin rekabet gücünün artırılmasıdır. Bu amacı gerçekleştirebilmek için öncelikle Avrupa sanayii araştırma programlarından (ESPIRIT, BRITE, BAP, JOLUE vb.) elde edilen sonuçların op
timum biçimde kullanılması gerekir (Sayın-Fazlıoğlu, 1997, s.39).VALUE, elde ettikleri araştırma ve teknoloji geliştirme sonuçlarının kullanımı ve aktarımında güçlüklerle karşılaşan işletmelere yardım edip, bu süreci hızlandırmaya çalışmaktadır. CORDIS bilgi servisi ile bu hizmet yürütülmektedir. Bir dizi veri tabanından oluşan bu servis, AB’nin ATG faaliyetleri ve sonuçları hakkında güncel bilgi vermek amacını taşımaktadır. AB içinde bilimsel ve teknik bilginin transferini teşvik etmek için uygun yöntemler (yayınlar, konferanslar, veri tabanları vb.) kullanılarak elde edilen sonuçların yayılması sağlanmaktadır. VALUE, araştırma sonuçlarından yararlanılmasını özellikle piyasa araştırması, yararlanma planları, işbirliği ortağı arayışları, uzmanlık fuarlarına katılım ve benzeri yollarla teşvik etmektedir. 1994-1998 döneminde bu programa AB’nin katkısı yaklaşık 312 milyon ECU olmuştur (Cresson, 1999, s.48).
8- TELEMATIQUE
Bu program çerçevesinde uzaktan çalışma ve uzaktan hizmet sağlama gibi alanlarda yeni telematik sistemleri ve hizmetlerinin geliştirilmesi yoluyla Avrupa sanayiinin rekabet gücünün teşvik edilmesi ve istihdamın artırılması, diğer ortak politikalar için gerekli olan araştırma politikalarının teşviki, bütün dağıtılmış ve etkileşimli multimedya
uygulamalarını kapsayan yeni telematik multimedyaya ağırlık verilmesi üzerinde durulmaktadır. Program ile devlet mercileri, sağlık ve ulaştırma alanlarında öncelikli projelere yönelik araştırma ve teknoloji geliştirme faaliyetleri desteklenmektedir. 1994-1998 dönemi için AB katkısı 898 milyon ECU olup, bunun %5’i KOBİ’lere ayrılmıştır.9- RACE
Programın amacı, teknolojideki hızlı gelişmeler, mevzuat değişiklikleri ve ileri Trans-Avrupa ağları ve hizmetlerin geliştirilmesi olasılığı dikkate alınarak ekonomik gelişmeye ve toplumsal birleşmeye katkı sağlayacak ileri iletişim sistemlerinin gelişmesini sağlamaktır. Programda ileri iletişimin sosyal ve ekonomik sonuçları, telekomünikasyon ile ulaştırmanın çevre üzerindeki etkisi hesaba katılmaktadır. Telekomünikas
yonun dünya ölçeğinde gelişmesi göz önünde tutularak uluslar arası işbirliği projeleri ve sonuçlarının yaygınlaştırılması da planlanmaktadır (Sayın-Fazlıoğlu,1997, s,49). Bu programa AB’nin katkısı 1994-1998 döneminde 672 milyon ECU’dur. KOBİ’ler ise bunun %10’undan istifade etmişlerdir.10- ESPRIT
Bu programda, araştırma ve teknoloji geliştirme faaliyetleri özellikle bilgi toplumunun ihtiyacı olan bilgi altyapısının oluşturulması üzerinde durulmaktadır. AB’de rekabet gücünü, istihdam artırma ve yaşam kalitesini yükseltme amacı göz önünde tutularak bu altyapının geliştirilmesine çalışılmaktadır. Program, yazılım teknolojileri, bilgi teknolojisi aksamı ve alt sistemleri ile multimedya teknolojiler olmak üzere üç araştırma alanına yer vermektedir. 1994-1998 dö
nemi için AB’nin katkısı 2.035 milyon ECU olup, KOBİ’lere ayrılan pay bunun %12’sidir.11- BRITE-EURAM
Program kapsamında kısa dönemde, özellikle teknoloji düzeyi düşük olan sektörlerin rekabet gücü üzerinde kaldıraç etkisi yapacak olan yeni sanayi teknolojilerinin geliştirilmesi veya mevcut teknolojilerin uyarlanmasına ilişkin araştırmalara öncelik tanınmaktadır. Ayrıca bunların Avrupa sanayinin büyük bir bölümünü oluşturan sektörlerdeki KOBİ’ler ile ilgili olmasına özen gösterilmektedir. Orta dönemde, araştırma çalışmaları yenilikçi teknolojiler ve stratejiler geliştirmekte olan sanayiler üzerinde durulmaktadır. Uzun dönemde ise, araştırmalar sürdürülebilir bir büyüme ortamı içinde yeni sanayilerin kurulmasını mümkün kılacak ürünlerin üretimi ve tasarımını
sağlayacak yeni teknolojiler üzerinde yoğunlaşılmaktadır. 1994-1998 döneminde söz konusu programa AB katkısı 1.722 milyon ECU olup, KOBİ’ler ise bunun %15’ini kullanabilmişlerdir.Görüldüğü gibi AB, KOBİ’lerin yeni teknolojilere erişimini, teknoloji transferini ve teknoloji geliştirmeyi sağlamak amacıyla önemli programlar geliştirmiş ve uygulamaya koymuştur. Bu programlar bir taraftan, Avrupalı KOBİ’lerin rekabet güçleri artırmakta diğer taraftan da, sözkonusu işletmelerin dünya ekonomisi ile entagrasyonu
nu kolaylaştırmaktadır.C- Sonuç
KOBİ’lerin sosyo-ekonomik kalkınmadaki önemini fark eden pek çok ülke, bu işletmelerin fonksiyonlarından azami derecede faydalanabilmek için öncelikli teşvik politikaları oluşturmakta ve uygulamaya koymaktadır. Nitekim AB, istihdam, büyüme ve rekabet gücü üzerindeki katkılarını geliştirebilmek için bu işletmeler üzerine önemle eğilmekte ve işletme politikalarında KOBİ’lere öncelik tanımaktadır.
1996 yılında KOBİ tanımının değişikliğe uğramasıyla birlikte AB, KOBİ’lere yönelik destekleri daha etkin uygulayabilmek ve teşvik sistemine daha fazla işlerlik kazandırabilmek amacıyla yeni bir Entegre Program oluşturmuştur. Bu Entegre Program, 1997-2000 yılları içinde uygulanmakta olan KOBİ politikalarını ortaya koymaktadır. Geçmiş
yılların bir değerlendirilmesi yapılarak oluşturulan ve KOBİ’lere yönelik destek faaliyetlerini bir çatı altında toplayan bu yeni KOBİ politikasının ağırlık noktasını; bürokratik işlemlerin azaltılması, finansman imkanlarının geliştirilmesi, rekabet yapılarının iyileştirilmesi, girişimciliğin teşviki ve KOBİ’lere uluslararası bir boyut kazandırmak oluşturmaktadır. Bu politika hedefleri çerçevesinde AB, KOBİ’leri yeni teknolojilere ulaştırarak rekabet güçlerini artırmaya çalışmaktadır. EUROMANAGEMENT, VALUE, SPRINT, MINT, TII, CRAFT, BRITE-EURAM, TELEMATIQUE, RACE ve ESPRIT olarak bilinen bu programlar; AR-GE denetimleri, KOBİ ihaleleri, yenilikçi uygulamalar ve teknoloji transferi, yeni teknolojilerin entegrasyonunun yönetimi, teknolojik yenilik bilgi biriminin oluşturulması, teknoloji araştırmalarında işbirliği, AR-GE sonuçlarının yaygınlaştırılması ve kullanımını gerçekleştirmeye yöneliktir.Gümrük Birliği sürecinde, Türk KOBİ’lerinin rekabet yapılarını teknolojik açıdan iyileştirebilmek için uygulanan teşvik politikalarının AB ile uyumunun en kısa zamanda sağlanması gerekmektedir. Bu bağlamda, özellikle TTGV ve TÜBİTAK gibi KOBİ’lere teknoloji desteği sağlamaya çalışan kurumların AB’de uygulanan programları yakından takip etmeleri ve ülkemiz açısından uyg
ulanabilirliğini araştırmaları zorunluluk arzetmektedir.Kaynakça